Mesaj Panosu

Previous Next
Son gönderi 18-01-2012 16:52

kaplankozanoglu: Sitemize paylaşım sunan tüm dostlara teşekkürler. Sitemize çökertme amaçlı yoğun saldırılar olmakta. Bu saldırılara son verilmesini, gerekirse yasal yollara başvuracağımızı belirtiriz. Güneşin balçıkla sıvanmayacağı aşikardır. [...]

RESIT KAPLAN: SIZ HERZAMAN BIRINCILIGE LAIKSINIZ AMCAOGLU TEBRIK EDIYOR BASARILARININ DEVAMINI BEKLEMEKTEYIZ ...

RESIT KAPLAN: BU SITE ASLA SESSIZ KALMAYACAK....YENILERINI BEKLEMEKTEYIZ...

RESIT KAPLAN: Degerli Amcaoglu,,siirlerini okumak birbaska duygu,yorumlamaksa baska bir heyecan veriyor insana basarilarinin devamini diler birbaska siir dostlari kitabinda bulusmak uzere...

AYTAÇ SAYIN: ŞİİRLERİNİZ, DUYGULARINIZIN DERİNLİĞİNİ VE SAMİMİYETİNİZİ HER MISRADA HİSSETTİRİYOR TEŞEKKÜRLER.

» Mesaj bırakın



KELHÜSEYİNOĞLU ŞİİRLERİ 9 3rd, 2011 by Koordinatör-İletişim sorumlusu

KELHÜSEYİNOĞLU ŞİİRLERİ
——————————————–
KELHÜSEYİNOĞLU İÇİN…

O; iyi bir akademisyen, duyarlı bir aşık-ozan, tutkulu bir müzisyen… Boyunca kitapları devirirken, yüzlerce şiir yazdı, onlarca müzik aletini iyi bir şekilde kullanmayı başardı. Onun şiirlerinin, eserlerinin toprak altında kalan tohum gibi, defterlerde saklı kalmasına gönlüm razı olamazdı. İstedim ki benim sayfam şiir ve sanat severlerle onun arasında bir koridor, bir köprü olsun…Çünkü o bir aşk ve kavga adamıydı, çokça bana benzerdi, kardeşimdi…

Ö.KAPLAN KOZANOĞLU
——————————–
ÖZGEÇMİŞ:

Annem bir kış günü doğduğumu söylüyordu. Eski hesaba göre 9 Şubat, yeni hesapta 22 Şubat 1973. Âşıklar diyarı Sivas’ta.
Kuş uçmaz kervan geçmez bir köyde kah çobanlıkta kah ırgatlıkta babasız geçti çocukluğum. Tesadüfen ilkokuldan sonra yatılı okul sınavını kazanınca bahtımın rengi değişti. Annem okuyup büyük adam olmamı tembih etmişti. Söz vermiştim anneme, büyük adam olamadım ama okudum, okudum. Tıp doktorluğu, Çocuk doktorluğu, Doçentlik vs.
Ben aslında kendime “şairim” diyemem, birazcık müzisyenim. Bir dertli klarnetim var. Ne yalan söyleyeyim şimdi, ahbabım olur. Hüznümü üflerim.
Kadim Dostum Kozanoğlu alicenaplık etti: “Gel dedi Aşık gel! Neyin varsa dök meydane, sonra kalkıp orda burada, dosta yabana Kozanoğlu arkadaşımdı ama bana sahip çıkmadı diye ünleme” deyiverdi.
Dostun davetine icabet edilmez mi Kelhüseyinoğlu?

KELHÜSEYİNOĞLU
——————————————-
BANA KELHÜSEYİNOĞLU DERLER

Bana Kelhüseyinoğlu derler
Bir ceketim var
Babadan yadigar
Yakasında kat kat ter
Omuzunda uzun yıllar
Dış kapının arkasında asılı
Hiç kimsede yok daha asili

Bana Kelhüseyinoğlu derler
Bir avradım bir kızım var
Alyansım tenekeden
İstenmediğim yerde
Ne hanede, ne gönülde
Bir dakika durmam
Ceketimi alır giderim

Bana Kelhüseyinoğlu derler
Aşkınla yansam da yaz başakları gibi tarlanda
Sermem onurumu harman diye ayaklarına
Ney inler, ud üzülür,
Kanun çiğnenir.
Gök yarılır,
Sema kırılır ama…
Kelhüseyinoğlu gider.

KELHÜSEYİNOĞLU
—————————————-
UYAN KEL HÜSEYİN

Uyan Kel Hüseyin uyan!
Lambaları yak
Şöyle etrafına bir bak
At üzerindeki ölü toprağını.

Hiç mi merak etmezsin çocuklarını?
Şu çalan davullar ne?
Ya bu alay?
Kim bu gelin?

Uyan Kel Hüseyin uyan!
Lambaları yak
Şöyle etrafına bir bak.
Hey gidi hey!
Bu düğün beşikte bıraktığın Kemal’in

Uyu Kel Hüseyin uyu!
Yiğitler yiğidi Kel Hüseyin
Kabrin nur dosun,
Toprağın bol olsun.

KELHÜSEYİNOĞLU
————————————–
CILLO HÜSEYİN

Son evladını da hayırsızlık gurbetine gönderdi
Çöktü Cıllo Hüseyin çöktü!
Kum taşların üstüne
Billur yaşlar ak sakalı yaladı,
Sonra tane tane toprağa düştü.

Cigara tabakasını çıkardı cebinden
Hem son tütünlerdi hem son yapraktı
Döktü, burmaladı, büktü yaladı.
Son cigarayıda hüzünle yaktı.

Bakakaldı ardından oğlunun saatler aktı
Ne yüzünü çevirdi ne güne baktı
Gölgeler yükseldi taa tepelere
Ömür takviminden bir yaprak daha koptu
Hiç aldırış etmedi, zaten hep karanlıktı.

Eş, dost, kardeş ….
Kimleri elleriyle gömmüştü.
Bu ne mel’un bir dert ne menem işti
Oysa hepsi helal lokma yemişti
Göğsüne ince bir acı ilişti
Oracıkta azraille sevişti
Asırlık bir çınar gibi devrildi.

KELHÜSEYİNOĞLU
———————————————
DOSTLARIN DOSTU

Dostum, gurbetlere otağın kurdun
Gittiğin yerleri gül eylemişsin
Aklına gelmez mi yarenin, yurdun
İşittim bizleri el eylemişsin

Bizim buralara bahar erişti
Dağlarında çiğdem çiçek karıştı
Cemre düştü iki Vedat barıştı
Saydım ayrılığı yıl eylemişsin

Benim kardaşımdır yiğidin hası
Ne yalanı vardır ne de riyası
Gurbetçinin kabul olur duası
Tattım ağuları bal eylemişsin

Okutan Bey alemlere akıştı
Köseoğlu komutana çıkıştı
Tütünsüzlük Erkan’a pek yakıştı
Duydum hepimizi dil eylemişsin

Benim oğlum Muro kundaktan çıktı
Kaytan bıyıkları kızları yaktı
Postacı geçende celbi bıraktı
Sen hala gurbette kal eylemişsin

Balamtekin derki göresim geldi
Dostumu doyası sarasım geldi
Şimdi taa yanına varasım geldi
Nidem çook uzağı yol eylemişsin

Şimdi burda gündüz orda gecedir
Sual edem çoluk çocuk nicedir
Gurbettin ekmeği suyu acıdır
Lokmanı kendine zul eylemişsin

Yankileri kendine kul eylemişsin

KELHÜSEYİNOĞLU
——————————————–
İNAN GÖNÜL İNAN

İnan gönül inan, o güzel kadın
Başını kaldırıp bakmana değmez.
Ne o güzel gözler ne şuh bakışlar
Evini, yuvanı yıkmana değmez.

Gönül sular derin, aman dalma gel
Gel bu yaştan sonra bedbaht olma gel
Gönül sabi sübyan ahı alma gel
İnan bu günahı çekmene değmez.

KELHÜSEYİNOĞLU
——————————————–
VURMA YÜZÜME

Bir lokma ekmek, bir yudum su gibidir sevgin
Karneye bağlamışsın umudumu.
Dilenirken her köşe başında sana
Yüzüme vuruyorsun yoksulluğumu.

Bazen kör, bazen topal, bazen dilsizim sokağında
Çehremde bir ben gibi garipliğim.
Boynum bükük bir merhaba bir tebessüm beklerken
Yüzüme vuruyorsun yalnızlığımı.

KELHÜSEYİNOĞLU


Yorumlar (7)
>